12 Eylül 2011 Pazartesi

2011 Amerika Açık Kadınlar Şampiyonu; Samantha Stosur



2011 Amerika Açık Kadınlar şampiyonu Serena Williams'ı 6-2 6-3'lük iki set sonunda geçen Samantha Stosur oldu.

Maçla ilgili öncelikle neyden bahsetmeliyim bilemiyorum. Stosur'un müthiş oyunu mu? Serena'nın tenis ve spor ahlakını hiçe sayan hareketleri mi ?

Sanırım maçla başlamak daha yerinde olacaktır. Stosur daha maçın ilk dakikasından ne kadar konsantre olduğunu ve kazanabileceğine inandığını gösterdi. Farklı servis kombinasyonları, zorlandığı anlarda dip çizgiye yolladığı backhand slice'ları ve tabii ki geçen seneden beri görmeye fazlasıyla alıştığımız müthiş forehand'leri. İyi gününde hepsini ortaya koyabilen Stosur bugün gerçekten çok iyi bir günündeydi.

Diğer yanda Serena ise, geri dönüşünden bu yana neredeyse hiç görmediğimiz kadar pasif bir oyun ortaya koydu. Özellikle finallerde bir başka oynayan, gerçek şampiyon kimliğini her daim korta yansıtan Serena'dan eser yoktu. Alelade vuruşlar sonunda gelen basit hataların yanısıra servisinde de çok çok etkisizdi. Taa ki o ana kadar.

İzleyenler için zaten her şey gün gibi açıktı. Hani yoruma bırakılabilecek bir durum yok ortada. 2 sene önce yine Arthur Ashe'de Clijsters'ın peri masalı dönüşüne gölge düşerecek kadar çirkin hareketlerde bulunan Serena'nın -en hafif tabirle- etik dışı kimliği bugün yine korttaydı.

Serena'nın ilk setteki oyunu Arthur Ashe'de adeta soğuk duş etkisi yapmış, ikinci setin ilk oyununda Serena kendi servisinde 15-40 geriye düşmüştü. Bir sonraki puanda iyi bir oyun oynadıktan sonra kendini canlandıracak bir ses, bir reaksiyon gösterdi. Seyirci de buna karşılık verdi ve bir anda pozitif bir enerji oluştu. Ancak bir sonraki oyunda güzel kurguladığı oyun sonrası forehand'le puanı bitirirken çıkardığı "come on" puan henüz bitmediği için sandalye hakemi Eva Asderaki tarafından Stosur'un hanesine yazıldı ve Stosur servis kırmış oldu.

Olay orda koptu zaten. Hakemle tartışan Serena, tam hatırlayamadığım bir kaç kelime etti ve kort değişimi sonrası oyun devam etti. Serena'nın bu tepkisi, hakemle olan ağız dalaşı tribünleride birden hareketlendirdi ve Serena tam anlamıyla uyandı. Üstüste iki müthiş oyun oynadı ve sete dengeyi getirip öne geçmeyi başardı. Kort değişimi sırasındaki mola da ise Eva Asderaki'ye mikrofonlar tarafından direkt bir biçimde duyulan "loser", "hater" ve "you are out of control" gibi gereksiz çıkışlarda bulundu.

Şimdi haksız olduğu bu kadar ortadayken, Serena gibi milyonların takip ettiği, tam anlamıyla gerçek bir şampiyona maalesef hiç ama hiç yakışmadı. Ben açıkçası kendisine çok büyük saygı duyuyorum. Bu spor adına yaptıkları gerçekten inanılmaz ama bu sporun bir de kort içinde bazı etik kuralları var. Ve Serena bunları uygulama konusunda gerçekten çok başarısız.

O an Eurosport International'ın yorumcularını dinlemeliydiniz, onlar gibi ekran başında ben de Stosur için inanılmaz üzüldük. Muhteşem oynadığı bir maçta bir anda bu şekilde bir olayla karşılaşması hiç adil değildi. Serena bir kaç oyun boyunca sanki her puan maç puanı havasında oynadı ve Arthur Ashe seyircisi dün Fed-Djo maçında olduğundan daha çok maçın içindeydi. Bu anlarda zaten zaman zaman mental sorunlar yaşayabilen Stosur'un maçta kalmasını gerçekten tüm kalbimle istedim.

Hangi oyun olduğunu unuttum şimdi ama 15-40'da 2 servis kırma puanı çevirip tutunduğu servisini vermiş olsa bambaşka bir yere doğru gidebilirdi maç. Neyse ki Stosur gerçekten kariyerinin en iyi günlerinden birindeydi. Kritik 7. oyunda 30-30'u yakaladıktan sonra Serena üstüste iki basit hatayla oyunu verince maç bir anda Stosur'un kucağına geldi. Son oyunda 2 şampiyonluk sayısı kaçınca yüreğim ağzıma geldi ama üçüncüsünde harika bir forehand'le maçı bitirmeyi bildi. Baskı altında sinirlerine çok iyi hakim oldu Stosur, bugüne gerçekten iyi motive olmuş.

Serena o anda gerçekten ne düşündü bilemiyorum. Bugün sakatlıklar, hastalıklar derken yaptığı muhteşem geri dönüşü taçlandırmak ve 11 Eylül gibi ülke tarihi için çok önemli bir günde böylesine bir başarıyla milyonlara ilham kaynağı olacakken, şimdi bambaşka bir şekilde anılacak.

Kupa seremonisinde bir küçük özürle herşeyi tatlıya bağlıyabilecekken "bir winner vurdum, hakem saymadı" diyerek olayı geçiştirmesini de ayrıca takdire şayan(!) bir hareket oldu. Sonuç olarak gördüğünüz gibi Stosur'dan çok Serena'nın yaptıklarını konuşur olduk yine. Halbuki gün Stosur'un günü. Çok çok hakettiği 2010 Roland Garros şampiyonluğunu alamasa da onun için bir rüya bugün gerçek oldu.

İşte tartışmaya dahi açık olmayan, Serena'nın puan bitmeden gösterdiği reaksiyon;

13 yorum:

kirpi dedi ki...

Puan konusunda WTA ve ITF kuralları farklı. Serena'nın büyük ihtimalle kafası karıştı orada bence haklı olduğuna inanarak o kadar itiraz etti. Haklı bile olsa o kadar itiraz etmemeliydi o ayrı. Sonuçta yaptığının Roddick'in tipik çemkirmelerinden hiç farkı yok. WTA Serena'dan çok daha kötülerini gördü,görmeye de devam edecektir.

Serena itirazların dozunu kaçırabilen birisi ama bugüne dek hiç haksız olduğunu bile bile hakeme itiraz edip yanıltıcı harekette bulunduğunu görmedim. bundan sonra da göreceğimi sanmıyorum. Ayrıca keskin sirke küpüne zarar misali zaten yaptıklarının karşılığını kortta fazlasıyla alıyor. Bugüne dek hiç bir rakibinin hakkını bu şekilde gaspetmedi, ki kendi hakkının manupülasyon sonucu yendiği çok olmuştur.

Winner vurdum sayılmadı konusu ise bu konunun seramonide sorulması üzerine "Winner vurdum ve galiba sayılmıyormuş, ama zaten bu maçta önemi de yoktu" demesi. Ağlaklık falan yapmadı yani. Zaten sorulmasa konuyu açacak da değildi bence. Seramonide sorılması da ayrı bir saçmalık tabi.

Bundan başka Serena'nın ikinci haftadan itibaren düşmeye başlayan performansının sebebi de ayağında Cincinnati'de oluşan sorunla alakalı ki ayakları da badajlı zaten. Bir de program faciası yüzünden dün gece 2:30'da ancak oteline dönebilmiş.

tnarib dedi ki...

@kirpi WTA ve ITF nin bu pozisyonla ilgili kural farklılıklarını merak ettim,Serena nın davranışlarını Roddickle karşılaştırmaya gerek yok biriyle karşılaştıracaksak Koelererle de karşılaştırabiliriz o yüzden bu iş uzar,seremonide winner vurdum demesi çok ayıp zaten vurduğu winner değildi Stosur topa Serenanın inlemesine rağmen raket koymuştu,Serenanın performansı kesinlikle düşmedi turnuvadaki en iyi maçını oynadığını düşünüyorum ancak karşısındaki tenisçi bugün bambaşka bişey oynadı saygılar...

kirpi dedi ki...

@tnarib Serena'nın tavırlarının Koelererle ne alaksı var çözemedim, çünkü ben Stosur'a karşı herhangi bir hareketini görmedim. Stosur'un dokunması puan olduğunu değiştirmediğinden puana giden vuruş hakkında winner demiş olabilir, bu sadece bir teknik terim hatası. Kural farkı için de video

http://www.youtube.com/watch?v=0YmblrB_Ftc

Serena ise bence Berke B.'nin de yaxzdığı gibi pasifti, servisleri etkisiz, vuruşları ya isabetsiz ya da çok tehlikesizdi.

Görüşler farklıdır, benim de farklı görüşlere saygım vardır. Sadece aşırı tepki vermek ile kasıtlı olarak hakeme yalan söylemek, manüpulasyon yapmak, rakibi küçük düşürmek, rakibin hakkını gaspetmek arasındaki farkı koymak istemiştim zira ben ikincisinden çok daha fazla rahatsız olurum.

kirpi dedi ki...

Bir daha da sabah 9'dan önce yorum yazmayayım ben. Ne çok klavye hatası yapmışım, okurken utandım. Rahatsızlık için de özür dilerim.

Berke B. dedi ki...

@kirpi

Yazdıklarımı çok yanlış anlamışsın öncelikle bunu söyliyeyim.

Kural farkı konusunda gönderdiğin video süper, ben bilmiyordum daha önce aynen yaşandığını. Serena'nın kural konusunda kafasının karıştığı konusunda haklı olabilirsin, belki gerçekten şaşırdı orada -ki ben 13 Grand Slam şampiyonu bir tenisçinin kural farkının farkında olduğunu düşünüyorum- ama sonrasında yaptıkları sence normal miydi?

Kort değişimi sırasında hakeme yönelik loser, hater, sen kontrolden çıktın, beni tarafıma sakın bakma gibi çirkin ifadeler kullanmasını haklı mı kılıyor?

Ortada rakibi küçük düşürmek ya da hakkını gaspetmek yok, zaten yazının hiç bir yerinde buna dair bir şey yok, nerden bu kanıya ulaştın anlamadım. Ama maçın bu kadar kritik bir anında bu şekilde yapılan çıkış rakibinin konsantrasyonunu direkt etkileyecek bir unsur, artı Arthur Ashe'de 2 dakika önce çıt çıkmazken, olaydan sonra her puan maç puanı havasında oynandı, bunu da inkar edemezsin. Bu Stosur'a yapılan çok çok büyük bir haksızlıktır.

Seremoniyle ilgili, ben ağlaklık yaptı falan da demedim :) Dediğim sadece küçük bir özür ile herkesin gönlünü alabileceğiydi, yapmadı. Gönderdiğin video'da ne yaptığının farkında da burda mı değil yani? Orada hemen özür diliyor. Burada ise hikaye bambaşka.. Her neyse ben sadece seremonide özür dilese tam da kendine yakışanı yapacaktı demek istedim.

Ha bir de şöyle bişiy var. Serena'nın çok açık bir şekilde motivasyona ihtiyacı vardı. Belli ki maç öncesi kendini yeterince hazırlayamamış, bu seviyedeki sporda bile motivasyonun ne kadar önemli bir itici güç olacağı tartışılmaz. Serena -maalesef- zaman zaman nefret ve öfkeden güç alan bir oyuncu. Bu söylediğim tartışmaya açık tabii ama sadece bu maç için demiyorum. Çok kereler buna şahit olduğumuzu düşünüyorum..

Her neyse ben çok açık ve net şekilde Stosur'u konuşmak yerine Serena'nın hareketlerini konuşuyor olmamızdan sıkıntı duyuyorum..

kirpi dedi ki...

Benim de asıl demek istediğim burada Serena o an doğru olduğuna inandığı bir şeyi savunduğu için bu kadar sert ve öfkeli. Öfkesi çok fazla ve yersiz bu doğru. Ben kendi adıma seremonide özür dilememesine şaşırmadım çünkü maç ayarlamakla itham edildiği için senelerdir IW'de oynamayan biri; yani birine tepesi attı mı atan biri. O esnada hala haklı olduğunu düşündüğünden özür dilememesi kendi karakteri çerçevesi içinde normal, ekstra bir çirkeflik olsun diye yaptığını düşünmüyorum. Tabi ki tepkisi aşırı ve yapmasaydı iyi olurdu ama bunu sadece Serena için değil bir çok tenisi için de söyleyebiliriz değil mi? Bir de mesela oarada ne yaptığını bilior burada bilmemesinden ziyade burada verilen kararın yanlış olduğunu düşündüğünden velvele yapıyor, yoksa çığlık attığını zaten reddetmiyor. Bir de gerek ayak hatası olsun, gerekse bu olay olsun ben Serena'nın sırf ortalığı karıştırıp kendine fırsat sağlamaya çalıştığına da inanmıyorum. Bunu yapacak biri olsa bu noktaya gelene kadar aleyhine verilen kaç tane yanlış hata yüzünden puan tekrarı oldu, onların birinde ortalığı karıştırabilirdi pekala.

Ben asıl isyan ettiğim konuyu tam olarak dile getiremedim. Teniste daha önce ve şu an bile bunun gibi veya bundan daha kötü pek çok davranış oluyor ama hiç biri bu kadar dillendirilmiyor ve ben bundan rahatsızlık duymaya başladım. Mesela Petzscher'in maçta alenen yalan söylemesi hem maçın sonucuna etki ettiğinden hem de çıkarcılık adına yapıldığından bana göre bundan çok daha aşağılık bir olay ama ne bunu haberlerde görüyoruz ne de kort içinde veya kort dışında cezalandırıldığını görüyoruz. Ayrıca buna benzer olaylarda bile çoğu zaman bu kadar yaptırım yapılmıyor. Mesela Roddick'in bitmek tükenmek bilmeyen hakem tartışmalarını geçtim hakem ile ilgili çocuklara "okulu bitiremeseniz hakem olursunuz" gibi doğrudan aşağılamaya yönelik söylediği bir söz başına bu kadar dert olmadı. Veya döndürülüp döndürülüp kendisine bu hatırlatılmadı. Serana Williams ise burada bu sene daha ilk maçından tekrar ayak hatası olayını açıklamak durumunda kaldı tekrar tekrar. Hakemlerle dalaşma konusunda Serena Williams'tan eksiği olmayan kimi isimlerin üzerine bu kadar gidilse ben de muhtemelen daha az rahatsız olurdum bu durumdan. Yoksa tabi ki cezasını alacak ama keşke herkes alsa. Dimitrov mesela hem hakeme el sıkacakmış gibi yaptıktan sonra el hareketi yaptı ve bir süre sonra da başka bir hakemi fiziksel olarak tartakladı. Onunla ilgili Grand Slam'den men cezası falan gibi bir cezanın konuşulduğunu hiç duymadım. Sence bu işte bir tuhaflık yok mu? Veya hakem kandırarak, rakibi yalancı durumuna düşürerek şampiyon olanların en ufak yaptırımlarının olmaması çok mu normal?

Stosur ile ilgili söyleyebileceğim tek şey maçı izlemiş olduğum. Fazlasını da söylememe gerek yok zaten çünkü maç zaten en anlamayan insana bile korttaki üstünlüğün ve iyi oyunun ne olduğunu anlatacak nitelikteydi.

tnarib dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
tnarib dedi ki...

Benim derdim kazanmaya alışık oyuncuların kaybetmekle yüz yüze kaldığında yaptığı davranışlar yoksa herkesin hakemlerle tartışması olur. bu bir slam finali ve Serena 1 yıllık bir aradan sonra hem aç hem de kazanmaya alışmışken(wimbledondan sonra OYNADIĞI her maçı kazandı sanırım) kaybetmeyi de bilmesi gerekiyordu,aynı şeyi Djokovic için de söyleyebiliriz kazanmaya alıştı ama hem roland garros yarı finalinde kaybederken hem de bu turnuvanın yarı finalinde kaybetmeye yakınken yaptığı davranışlar hoş değil bu yüzden Roddick te öle yaptı Petzschner e de ceza versinler diceğimize bu davranışların pis olduğunu unutmamak ve Stosur u müthiş tenisi ve Serenanın maçta yaptığı bu hareketlere rağmen sakin kalabildiği için tebrik etmek gerekir

kirpi dedi ki...

Serana'nın yaptığının hata olduğunu zaten kabul ediyorum ama Roddick ve Petzschner'e de ceza verilmeli demekte kendi adıma sakınca görmüyorum. Birinin hatasını başkasının hatasıyla örtmek değil derdim. Tüm suçluların eşit şekilde cezalandırılmadığı bir ortamda eşitlik istemenin neresi yanlış ki? Birine ceza verip öbürüne vermemek hem samimiyetsizliğe neden oluyor hem de biz Djokovic'in veya Roddick'in hoş olmayan davranışlarına tahammül etmek durumunda bırakılıyoruz. Çünkü nasılsa birileri cezalandırma ve seyirciyi uyutma ihtiyacını belli bazı isimler üzerinden hallediyorlar... Açıkçası sadece belli isimlere yüklenilen bir ortamda müdahalelerin sadece izlenilirliği artırma adına yapıldığını düşünüyorum ve bu da rekabet değil tiyatro izlediğim izlenimi uyandırıyor bende.

tnarib dedi ki...

yok yok tenis sporu, tv ekranında gördüğümüz en gerçek şey belki de,rahat ol o yüzden tiyatro falan değil olamaz da...

tnarib dedi ki...

yani gerçek derken kort dışındaki konuşmalardan ya da seremonideki konuşmalardan bahsetmiyorum,oyun oynanırkenden bahsediyorum.

kirpi dedi ki...

Bilmiyorum ama mesela Dimitrov'a haddinden fazla tolerans gösterilmesinin nedeninin genç yetenek kıtlığı ile ilgili olduğunu düşünüyorum zaten. Yeni neslin hepsi ayrı cins zaten, ceza verseler teniste boşluk oluşacak. Öte yandan Serena Williams çoktan eskidi, onu sahneden indirseler heyecanda eksilme olmaz. Daha doğrusu o yokken kim kime dum duma bir ortam var, varken de tek düzelik, değişen pek bir şey olmaz yani. Kortun içindekiler (bahis hadiseleri hariç) gerçek tabi, orada herkes kendi için savaşıyor. Ama kort dışında olan olaylar bazen olması gerektiği gibi gelmiyor bana.

Berke B. dedi ki...

Son yorumlarına sonuna kadar katılıyorum, cezalar konusunda bir standart yok.

Serena çok göz önünde olduğu için onunkiler dikkat çekiyor dicem ama Roddick'in yaptıkları da aşikar.