26 Kasım 2011 Cumartesi

Grup İşleri Böyle İşte

 
En baştan söyleyeyim, sürpriz bir durum yok. Evet, Djokovic'in, Nadal'ın elenmiş olmasına ve Murray'in çekilmiş olmasına rağmen sürpriz yok. Turnuvayı başından beri adam akıllı takip edenler bu sonuçların normal olduğunu zaten görmüşlerdir. Djokovic'in turnuvayı iplemez tavırlarını görenler, Nadal'ın elinden geleni yapmasına rağmen, elinden gelenin şu an için bu olmasını izleyenler ve Murray'in katıldığı son turnuvadan sakat geldiğini bilenler, yarı final tablosuna bakınca şaşırmazlar. Zira ilk dört içinden sadece bir oyuncu (kaldı ki o da dördüncü), ikinci dörtlüden ise üç oyuncunun yarı finale kalması ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir. Gelmesin.

İkili averaj olayı değişik bir iş. Türkiye gibi profesyonel olmayı becerememiş, sporcularında yerin dibinde gezinen profesyonellik anlayışı olan ve her daim pis işlerin döndüğüne inanılan bir ülkede, ikili averaj değerlendirilebilir. Zira futbolu baz alacak olursak, bir iddiası kalmamış takımların son haftalarda nasıl yatışa geçtikleri ve maçları önemsemeden mücadele ettikleri herkes tarafından bilinen bir gerçek. Kaldı ki bunu, güya büyük diye tabir ettiğimiz takımlar bile yapıyor. Amaç belli, diğer büyüğü şampiyon yaptırmamak. Bu durumda kazananın, takımların genel averajına bakılmadan, kendi aralarındaki maçlara bakılarak belirlenmesi normal. Böyle üçüncü dünya ülkeleri için geçerli olabilecek bir sistem ikili averaj olayı yani.

Fakat aynı olaya bir de Premier League açısından bakarsak, oyuncular, son maçın son dakikasına kadar ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıkları ve zaten taraftarları da onlardan bunu istedikleri için (biz de taraftarlar da gerektiğinde takımının maça asılmamasını isteyebiliyor), ortalıkta hiçbir şekilde şaibe iddiaları dönmüyor. Eğer bir takım diğerini son maçta 5-0 yenerse, gerçekten bu skoru hak ettiği için almıştır diye inanılıyor. Bizdeki gibi satış olduğundan değil yani. Böyle bir ortamda ikili averajın zaten bir gereği yok, İngilizler de öyle yapıyor zaten, öncelik genel averajda.

Şimdi sezon sonu turnuvasında, hepi topu üç maç yapılıyor gruplarda zaten. Bu durumda ikili averaj da nereden çıkıyor anlamadım. Bu turnuva, alınan her setin, hatta her oyunun bile bir anlamı olduğu için güzel ve heyecanlı geçiyordu. Şimdi Berdych bey, geldi Ferrer'i yendi ve set olarak geride olmasına rağmen gruptan lider olarak çıktı. Tenisteki profesyonellik anlayışının yüksek olduğunu düşünüyordum, Spor Toto Süper Lig seviyelerinde olduğunu değil. Ferrer'in, Djokovic'i ve Murray'ı 2-0 yenmesinin hiçbir önemi kalmadı bu şekilde. Al sana turnuva.

Bu durumda Berdych'in birinci olarak gruptan çıkmasını geçtim, bu sonuç aynı zamanda turnuvanın en iyi iki oyuncusunun yarı finalde karşılaşmasına yol açtı. Zaten iki ya da üç oyuncunun hakkını vererek mücadele ettiği bu turnuvada, Federer ve Ferrer'in yarı finalde eşleşmesi büyük şanssızlık. Birisi yeniden yükselişe geçen, diğeri de kariyeri adına en yükseklerde gezinen isimler. Tercih yapamıyorum, kim giderse yazık olacak. Al sana ikili averaj!

Diğer yarı final maçı ise Berdych ve Tsonga arasında. Burada Berdych'i daha şanslı görüyorum. Gerçekten isteyerek ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak mücadele ediyor. Tsonga gibi anlık parlamaları olan bir adam yerine, her daim istekli bir adamın finale çıkmasını tercih ederim. Zaten Djokovic yerine Berdych'in yarı finale kalması daha iyi oldu; bu performansıyla bile Djokovic'in son maça kadar yarı final iddiası olması, turnuvadaki seviyenin nerelerde olduğunu gösteriyordur sanırım.

Bugün saat 16:00 'da Federer ile Ferrer arasında oynanacak yarı final ilk maçı, Ntvspor'umsu kanalımsıdan (onların bu turnuvadaki yayın politikası hakkında ayrı bir yazı yazacağım) canlı yayınlanacak. Ama benim bir uyarım var bu karşılaşmadan önce; bu maçı izlerken sakın yarı final maçını izlediğinizi düşünmeyin, bugün saat 16:00'da sezon sonu turnuvasının finalini izleyeceksiniz ve turnuvanın şampiyonunu bu maçın ardından göreceksiniz. İyi seyirler.

64 yorum:

ebru dedi ki...

Güzel yazı. Teşekkürler.

kirpi dedi ki...

Twitter'da ikili averajın çok saçma olduğunu söyledim. Deli muamelesi gördüm resmen. 5 set alıp 2 set kaybeden adam, 5 set alıp 4 set akybeden adamın gerisine düştü. Yok efendim maç ayarlama olurmuş da yok tanking olurmuş... İlk 8'deki oyunculardan bahsediyoruz burda ve maçlar 200 puan değerinde. Ayrıce her oyuncu illa diğer grubun ikincisi ile eşleşmek ister diye bir kaide de yok, maç ayarlayacak olan yine ayarlar yani. Saçmalığın daniskası.

MELİH dedi ki...

Sana twitter'da deli muamelesi yapanlar şu anda bu durumdan memnunlarsa sorun yok. Sen burada Berdych'in Ferrer ile yapacağı maçın önemini artıracağım derken, Ferrer'in Djokovic ve Murray ile yaptığı maçların sonucunu çöpe atıyorsun. Hangisi daha mantıklı?

Ayrıca iki sezon önceki turnuvayı hatırlıyorum da, setleri geçtim, kazanılan oyunlar hesaplanılarak üst tura çıkan isim belirlenmişti ve son ana kadar büyük heyecan yaşanmıştı. Maç satma olurmuş? İlk sekize maç satar muamelesi yapanlara, önce o ilk sekiz karşılık verecek bizden önce. Kendi zevkimden geçtim, aleni bir suçlama var.

Adsız dedi ki...

Melih ben ona o yüzden deli muamelesi yaptıklarını hiç sanmam :D:D:D:D vardır bir bildikleri :D:D:D:D:D:D

MELİH dedi ki...

Ben bilmem kirpi bilir :D

kirpi dedi ki...

@MELİH

Umarım "malum Adsız"la görüşmüyoruzdur. ":D:D:D" figürü bana onu anımsattı. Kirletmediği bir tane blog kalsaymış bari..

Adsız dedi ki...

Kirli olmayan bloglar kirletilmez efendim, ''KİRLETİLEMEZ''

Daha yılın başında dandik bir gösteri maçı için yazdığınız şu yazı bir maç hakkında yazılmış en kötü yazılar listesinde arşivimde başı çeker: http://truegrandslam.blogspot.com/2011/01/1-ocak-2011.html

Acınacak haldesiniz..

Berke B. dedi ki...

vay anam vay neler dönmüş serhat ya =))

ben o yazıyı okuduğumu hatırlıyorum da yorumlara bakmamışım tüh, güzel muhabbet olmuş :p

neyse canım, sanırım kimse en objektif yazıyı ben yazarım demiyodur :) o yüzden tartışmak yersiz bana kalırsa..

kirpi dedi ki...

Ohoooo, aradan 1 sene geçmiş arkadaş şakayı hala anlamamış ahahah :)

Russell dedi ki...

Tıp okuyan biri için internette çok fazla zaman geçiriyorsun, biraz derslerine bak canım benim. :)

Adsız dedi ki...

Berke bey ben kimseden tarafsız yazı yazmasını beklemiyorum..ama madem sadece tuttuğun adamla ilgili değil tenis blogu yazıyorsun düzgün yazmayı da öğreneceksin..gitsin blog başlığına o adamın adını koysun,dilediğince doldursun..ama tenis blogu yazıp da Federer'e hakaretleri dolduramaz.doldurursa da o kirli blogu rezil edilir..
Sizin de blogunuz var,siz de taraflısınız hatta sanırım siz de o adamın taraftarısınız ama gerçekten bu blog abartı sizi temin ederim..okumadığımız saçmalık kalmadı..neyseki düzgün yazılar da okuyabiliyoruz da sadece bu ezikler yorum yazmıyor diyoruz

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Russell dedi ki...

ASDHASDHASHDSHA, sen çok tatlı bir şeysin. :)

Adsız dedi ki...

senin şaka anlayışın ne hoşmuş öyle çok güldük ahahah!!ne şaka ne şaka,1 gün yıl 2003 Federer ilk gs ini alır yıl 2010 hala GS alır diye yazınızı göremedik,yılmaz özdilden alıntı yapmış şaka diyor rezilliğin bu kadarı ya

Russell dedi ki...

Altı üstü spor için birbirimizi kırmaya değer mi? :( Kendimi affettirmek için sana yemek ısmarlamak isterim. :)

kirpi dedi ki...

E üstteki postta yoprum bölümünde verdim ya linki.. Görmüyorsanız yapacak bir şey yok.

kirpi dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Russell dedi ki...

Bu utançla daha fazla yaşayamazsın bence. :(

kirpi dedi ki...

Dalga geçmek de bir yere kadar...

İki gündür bize ettiğin hakaretin haddi hesabı yokken burada konuşma adabını bilmeyen bizmişiz gibi davranmam yüzsüzlüğün daniskası. Utanman varsa bizim blogda sana gelen mesajları oku. Federer taraftarından, Djokoivc taraftarına, bir Federer taraftarı olmandan utanan insanlara kadar yazılanları bir gör istersen. Cesaretin varsa tabi.

kirpi dedi ki...

En başta bana deli muamelesi yapıldı demem ile ilgili yorumun yukarıda duruyor. Utanç vesilesi.

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
kirpi dedi ki...

Hakareti hakedecek ne yaptık onu anlasam bir de. Federer'i eleştirdiğim için çemkiren zevat Nadal'a "kneedal" diyor.

Vapurlar falan....

Adsız dedi ki...

Federer'i eleştirmek falan değil efendim sizinkisi abartmak..bu blogda da ben Berke adlı yazarın doğru bulmadığım pek çok yazısını okudum ama gülüp geçtim,kendi düşüncesidir dedim.sizin yazılarınızsa öyle değil..şu yılın başında attığınız ve şaka diye nitelendirdiğiniz o yazı gibi mesela..
hem tenis blogu yazarı olan ben değilim istediğim yerde kneedal derim de yazarım da..blog yazmaya kalkarsam da sadece Federer blogu açarım o adamın adını anmam..kim ne okuduğunu anlar..
kneedal a da saygım bulunmuyor. daha önce de belirttiğim gibi saygı duyulmayı hakedene saygı duyarım,kendine dahi saygısı bulunmayanlara değil.

kirpi dedi ki...

Nokta.

Beril dedi ki...

Arkadaş blogun ne olduğunu kavrayamamış sorun o, hemen bir tanım verelim:

Blog; teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturabildikleri, günlüğe benzeyen web siteleridir.

Eğer bunu anlamıyorsan sana gelecek hastalara yazık doğrusu.

Ha yazılanlar hoşuna gitmiyorsa da boşuna zamanını harcayıp kendi canını sıkma bence, kimse kimseyi zorlamıyor okuman için.

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Beril dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Beril dedi ki...

Bu arada sadece "malum adsız" arkadaş yorum yazsıın diye nihahahahah.blogspot.com çok yakında yayında olacak :)

Sadece Federer kaybedince yazacağım nihahahah :D

Buralarda sizi daha fazla rahatsız etmez belki :)

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Beril dedi ki...

işte ne olduğunu bu son yorumunda gösterdin, burdaki herkes federer'e ölse su vermeyi geçtim federer kazandığında ayakta alkışlar!

kimin saygısız olduğunu çok açık gösterdin, hatta saygısız değil insan bile olmadığını gösterdin! Teşekkürler!

ps. kırılırım ama yorum yazmazsan :(

Adsız dedi ki...

sırf senin tatlı gönlün kırılmasın diye yazıyorum:en azından ben biri kazandığında sahte yorumlar yapıp ikiyüzlü olmuyorum.
Her zaman ne yapıldığına değil nasıl yapıldığına baktım hayatta. Federer'i alkışlarım kazanırken de yenilirken de,çünkü nasıl yaptığı önemlidir benim için.. türlü hileler yapan hiçkimseyi de desteklemem..Federer yenildiğinde adam gibi oyun oynayan del potroları,marat safinleri alkışlamasını da bildik biz!!ama o kneedal a en ufak saygı duymuyorum. daha kaç kere söylemem gerekiyor onu da bilmiyorum..emek hırsızı,steroid kullanıcısı,kural ihlalcilerine hiç bir zaman saygı göstermedim,göstemeyeceğim ve bundan da gurur duyuyorum!!

Beril dedi ki...

kendi yorumlarınla çelişiyorsun yaa, laf anlatmaya çalışarak hata yapan biziz.

hayatta başarılar, federerle mutluluklar, sağlıcakla kal..

kirpi dedi ki...

Bir de Federer 2010'da Berdych'e kaybettiğinde "Sakat olmayınca bu oyuncuları hep yeniyorum, ama bu turnuvada kötüyüm" demişti. Bizden daha iyi bilirsiniz.

Tekrar, saygı bizden.

kirpi dedi ki...

Bir de tekrar... Nokta. Ettiğin hakaretler, yaptığın çirkinlikler, görülmemiş terbiyesizlikler yeter artık.

Susmanız için ne gerekiyorsa...

Nokta.

Adsız dedi ki...

ayy çok pardon ben de sende saygı kavramı var mıydı diye düşünüyorum..

murray yorumları her zamanki gibi Federer in gerçeği dillendirmesi,ne kadar haklı olduğununsa turnuva sonunda görülmesidir sadece.7/24 ingiliz medyasının murray iyi mi diye sorup da sonra gerçekleri söyleyişiyle onu eleştirmesi ayrı bir meseledir..kaldı ki murray in asyadaki rakipleri için yaptığı yorumun aynısını basel-paris turnuvaları için kendine de yapmıştır Federer.ben favori değilim 4 kişi de favoridir de demiştir..
tüm bunlara muuray in verdiği cevapsa acınası ama ona da acıyamıyorum bile:''yarı finalde tenisimiz konuşsun diyor'' ah be boş kafalı insan tenis yıllardır konuşmuş da sen 0 o adam 16 GS almış..bunları kimse sorgulamıyor da ekselansları düşüncesini belirtmiş suçlu oluyor..vah ki ne vah..

Adsız dedi ki...

Şu malum adsız arkadaş Nadal sendromuna yakalanmış :)Semptomları yazmak için kendimi yormayayım şimdi.
Tıbbi mola alma ve maçtan çekilme rekortmeni Del Potro ve parçaladığı raketler 1000'i aşmış Safin'i bize örnek sporcu diye kaktırmaya çalışmış ahaha :) Biraz zorlasa Hewitt çıkacak klavyesinden.
Bu arada doktor adayı arkadaşım mayoza dahil oldum kusura bakmazsın artık.
Bize burada peRFection dersleri vermeye kalkma altından kalkamazsın. Şu yazının altında sporcuların ofsayt laflarını tartışmak istemiyorum yazana saygımdan !
kneedal lafına da gülüp geçiyorum aynen fed-error ve retirovic lakablarına gülüp geçtiğim gibi.
bir Rafael Nadal taraftarı

Adsız dedi ki...

del potro aylarca tenisten uzak kaldı be insafsız,senin kneedalın gibi 7/24 sakatım deyip 3 gün sonra tavşan gibi koşmadı..safin içinse tabii kneedal taraftarının genel düşüncesi şu:çok sevgili toni amca aman ha oğlum raket kırarsan sportmen olmazsın demiş,ama el altından benimle konuşabilir,kuralları yıkabilir steroid kullanabilir ve kazanmak için aklına gelen bilimum şeyi yapabilirsin demiş..insanlara güzel görün yeter..
marat safinin raket kırışına hayran olun siz be ne yaptıysa kendine yapmıştır o rakibine değil..maçın ortasında yenilirken boş boş çekip giden berdych'e:''lose as a man'' diyen,hakeme top attığında gidip özür dilemek için onu öpen safinden başkası değildir.sportmenliğin ne olduğundan bihaber kneedal taraftarları bunları anlamaz ama raket kırıyor ya kötü pis,Federer 2009 AO da ağlamış ya onursuz..o adam gibi hilelere başvurursan el altından konuşursan süper!! yeterki kazan!!
size zaten peRFection dersi veremem merak etme,sen fed-error demeye devam et,ben o adamın hatasını da alkışlarım..yeter ki raFAIL kneedal gibi olmasın..

Adsız dedi ki...

Sen bence Federer dışında hiçbir tenis maçını izlemiyorsun fikrin yok yani çok belli. Ayrıca ben Safin hayranı biriyim ama sportmen oyuncu al bak diye de önüne sürmem milletin.
Nadal'ın steroid kullandığını da şıp diye anlamışsın seni WADA'ya almak lazım boşuna heba oluyosun okulda :)
İnternet ortamının suyunu çıkardınız artık, isimsiz gelip insanlara hakaret ediyorsunuz, bu hakkı sana kim veriyor ? Bence direkt senin IP'ni alıp şikayet etmeleri lazım.
bir Rafael Nadal taraftarı

Adsız dedi ki...

evet kneedal tenisi katletti edeli sadece Federer'in maçlarıni izliyorum..ama bu safin i izlemediğim,bilmediğim anlamına gelmez.sen sportmen olmadığını düşünüyorsan bir kere zaten sportmendir o adam o kesin..
valla steroidlerin zaten tendinit tedavisinde kullanıldığını bilmek için bilemiyorum doktor olmak gerekir mi..ama şu kesin bunların rahatça suistimal edilebileceğini,agassi olaylarını bilmek için çok da bir bilgiye ihtiyaç yok..
bana diyenin de bir ID si olsa hahahahah.. ya aşırı derece korktum şimdi ne yapsak bir raFAIL taraftarı??:D:D

Adsız dedi ki...

Ya evet Agassi'ye de en büyük tepkiyi Nadal ve Safin vermişti nedense.
IP'yi de ID görmüşsün çok hırs yapmışsın belli !
Blog sahibi arkadaşım lütfen kusura bakma yazının resmen içine ettik. Katılmadığım noktalar olsa da eline sağlık. Yazıda katılmadığım noktaları belirtipte yeni bir kirliliğe de yol açmak istemem.
Malum adsız arkadaş sen de kendi halinde nefretin ve hırsınla takıl. Kanıtlayabileceğin hiçbirşey olmadığı gibi ancak antipati yaratıyorsun desteklediğin adama karşı umarım bunu daha farklı mecralarda da yapmıyorsundur. Ha biliyorum Federer'in bizim sevgimize ihtiyacı yok :)
bir Rafael Nadal taraftarı

Adsız dedi ki...

ahahahahaha bana dokunmayan yılan bin yaşasın be,başkası yaparken yakalanmış ben de yapıyorsam aynısını itiraf ediyorum ben de kullandım benim de kupalarımı alın noooolllluuurrr mu diyecekti..yarabbim niye bu insanlar böyle ya!
bak şu kurduğun son cümleye katılıyorum:Federer in sizin sevginize ihtiyacı yok ve hiçbir zaman da olmayacak.hatta senin gibi gerçeklerden bihaber olanlar desteklerse Federer'i(o blogda ben de Fedex taraftarıyım bıdı bıdı yaapanlar gibi) ben desteklemiyorum..
evet sıradaki raFAİL taraftarı gelsin..
Bu arada blog yazarları Berke ve Melih beyden özür dileyeyim ben de..yorumlarımı istediğiniz gibi silin,zaten bu insanlara harcadığım zamana da yazık..

Mesut dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Russell dedi ki...

la git yat uyu, bu ne enerji böyle. :) sabah oynamaya devam edersiniz yine arkadaşlarınızla. hadi bakalım yatağa.

tnarib dedi ki...

çılgın federer taraftarı adsız arkadaş!,Djokovic hakkında neler düşünüyosun?

Adsız dedi ki...

joker beyefendi adı gibi tenise yapılmış bir şakadan ibarettir..maalesef o da 2011 AO da oynadığı final maçı ile bu yıl tenis katlinin baş mimarlarından birinin kneedal ile birlikte kendisi olacağını göstermiştir.şahsım tarafından izlenmese de izleyenler tarafından böyle yorumlanmıştır o berbat final: http://b1111.hizliresim.com/r/x/th20.jpg .
Onun da gluten free dietinin arkasında neler yattığı bir muammadır.Ayrıca zor bir puandan önce topu 50 kez sektirerek tenisin katlinde kneedalın en yakın takipçisi olmayı başarmıştır kendisi.
ailesine giydirdiği novak t-shirtleriyle,maçtan önce arabasında açtığı son ses sırp müzikleriyle,yüzsüz ailesinin oğlu bir maç kazandı diye 20O8 de 'king is dead' deme gafletinde bulunuşuyla çoktaaaaaaannn Federer'in raket kordajı dahi olmayacağını kanıtlamıştır.daha bir kez olsun gülmediğim bel altı esprileri,kendi yaptıklarına bakmadan başka oyuncuları taklit edişi de bunlara tuz biberdir.(kneedal taklitlerine bile gülmüyorum o derece!)
ancak elbetteki çok sevgili kneedal kadar hile yapmayı tenis tarihinde sadece joker değil kimse başaramamıştır.zaten şu dünyadaki herkes raFAIL'den iyidir.en azından kendisi hilelerini sinsice değil açık açık uygulamaktadır.
joker ile ilgili gerekli sözü ben değil,kortların maestrosu söylesin size: http://www.youtube.com/watch?v=wpUUikeg-Ks
şimdi bunu da anlamayıp kirpicik Federer sportmen değiiiiilllll diye ağlarsa hiç şaşmam,neyse artık bu son olsun..

Berke B. dedi ki...

hmm evet, çok seviyeli(!) bir tartışma olmuş tebrikler herkese :)

adsız arkadaşım, haklı olduğun noktalar var bir şey diyemem ama savunma dozajını ayarlama konusunda bir sıkıntın olduğu gerçek, bunu da bir saldırı olarak algılama lütfen..

Russell dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Russell dedi ki...

Ben de size teşekkür ediyorum ne idüğü belirsiz bir herifin yorumlarını en başından beri kontrolden geçirmeden yayımladığınız için. Aynı adam bizim bloga dadandı, biz yorumlarını yayınlamamaya başlayınca buradan bize laf sokma çabasına girmeye başladı. Ne bekliyordunuz ki?

Berke B. dedi ki...

dostum, farkettiysen dün saat 4'den sonra bu öğlene kadar tek bir post'um yok.. kontrol edecek durumda değildim. benden başka da kimse yok zaten ;)

Ha ama zaten bloglarda kontrol olması taraftarı değilim, zaten ortada bana kalırsa çok ciddiye alınacak bir durum yok, ben gülüp geçiyoruz diye düşünüyorum..

adsız arkadaş arada dozu kaçırıyor, onları siliyorum zaten..

Beril dedi ki...

Evet en başta ben de gülün geçin, sallamayın vs. diyordum ama bir yerden sonra iş komiklikten çıktı. Kendi sevdiği adamı savunacak diye bana hakaret edemez.

Ha eğer hakaret ederek muhabbet edeceksek burada ondan daha yaratıcı hakaretler de bulurum, daha çok eğleniriz bence :)

Gerçi sporu sadece tek bir adama indirgeyen bir şahsiyeti kaale bile almam bu saatten sonra orası ayrı. Hepimizin zamanına yazık.

tnarib dedi ki...

yahu hakaret etmesini bu kadar takmayın,sonuçta bu kişi sizi zerre tanımıyor o yüzden hakaret etmiş sayılmaz,buradasadece isminizi(nickinizi her neyse) görüyor ve tuttuğunuz ya da tutmadığınız tenisçiden dolayı bişeyler zırvalıyo diye düşünün ne hakareti? Gülüp geçmek en mantıklısı.'Nadal ölecek durumda olsa benden su istese vermem' diyen manyak birini niye bu kadar ciddiye alıyosunuz,eğlenin biraz eğlenmesini bilin!

kirpi dedi ki...

Ortada çok ciddiye alınacak bir durum yoksa seviyesizlikten rahatsız da değilsinizdir sanırım...

Olayın başlangıcı benim için şudur;

"Melih ben ona o yüzden deli muamelesi yaptıklarını hiç sanmam :D:D:D:D vardır bir bildikleri :D:D:D:D:D:Dé

Bu hakaret içerikli yoruma müdahale etme gereği görmedikten hatta bunu meşrulaştırdıktan sonra, arkasından gelenlere de zemin hazırlamış olursunuz... Sonuçtan rahatsızsanız da burada bir yönetim hatası var diyebilirim.

Ayrıca tabi ki densizin biti yüzünden topluca delirmiş falan değiliz. Hakareti bir kenara bırakısak eğlendiğimiz bile oldu. Russell'ın sadece son yorumuna yarım saat güldüm mesela :)

kirpi dedi ki...

Üstteki yorum @Berke B. bu arada yanlış anlaşılma olmasın :)

Berke B. dedi ki...

@kirpi

valla dostum ben adsız arkadaşı pek tanımıyorum :) benim blogda da arada gelip Fed hayranlığı gösteren bir adsız vardı heralde aynı kişidir, ama bana fazla sardırmadı açıkçası.

Aranızda geçen önceki muhabbetlerinizi bilemediğimden yukarıda hakaret içerikli yorum olarak alıntıladığın cümleyi ben herhalde birbirini tanıyan, şakalaşan iki arkadaş olarak gördüm. Yani öyle kasten içeriğe izin verme gibi bir durum yok.

Kaldı ki, seviyesiz muhabbetler tabii ki rahatsız eder, ama ben seviyesizliği sadece hakaret olarak algılanabilecek sözler için yazmıştım. Yoksa Kneedal, rafail gibi sözler beni sadece güldürüyor..

Ha buna rağmen ben dozajı kaçan reterdasyon falan gibi abuk kelimeler dışında hiç bi post'u silmezdim ama Russell arkadaşımızdan niye izin veriyosun diye çıkış görünce rahatsız olduğunuzu düşünüp sildim..

Yani ne biliyim bütün olayı gülüp geçiceğimiz bir şey olarak görüyorum ben hala. Niye bu kadar uzatıyoruz onu da anlamış değilim. Adı sanı belirsiz biri gelip Nadal yanlı yazı yazıosun tam bir gerzeksin dese güler geçerim..

Biraz daha uzarsa komple yazıyı kaldırcam herkes rahatlayacak :)

kirpi dedi ki...

@Berke B.

1. de ben de güldüm. 2.de de güldüm. Ama aynı espiriye de 20 kez gülünmüyor işte :(

MELİH dedi ki...

1- Yazıma sahip çıkamamışım, bu belli. İşyerinde küçük bir arada yorumlara göz gezdirmiştim, ayrıntılı olarak okuma ve cevaplama işini yoğunluktan dolayı bu saate bırakmıştım. Fakat ben bakana kadar ortalık duman olmuş, sonra biraz durulmuş, müdahale edilmiş, yorumlar silinmiş, yanlış anlaşılmalar olmuş falan filan.

2- Berke'nin, sözlükte Fatih Altaylı hakkında yazılmış binlerce entrynin hepsini okuyup, aralarından 97 tanesini cımbızla seçip yasaya aykırı bularak silinmesine karar veren hakim titizliğinde olaya yaklaşması, hakkaniyetli bir tutum olmuş, ancak bu yorum silme olayı yine de benim hoşuma gitmedi. "Yazıma sahip çıkamadım" düşüncesi de buradan geliyor zaten. Yazıma yapılan yorumların, haberim olmadan silinmesi etik bir davranış değil.

3- Bu olayı görünce benim de başıma gelen benzer bir durum aklıma geldi. Yaklaşık iki yıl önce, çok iyi bilinen bir blogda ben de buna benzer bir tepkiye maruz kalmıştım. Benim hatam da Soderling'in (o zamanlar RG'de Nadal'ı yendiği dönem oluyor) bazı başarıları hak ederek kazanmış olduğunu savunmaktı ve bunun üzerine yaşanan tartışmada, buradakine yakın bir lince maruz kalmıştım (bu linç tabii ki Nadal hayranlarından gelmişti, hatta burada o tartışmadan nicklerini hatırladıklarım da var). Üstüne üstlük blog sahibi tarafından bile şahsıma hakaret edilmişti. Fakat ben yine de herhangi bir şekilde yorum silmek/kaldırmak gibi bir yolu tercih etmemiştim, çünkü biliyordum ki bu tarışma orada kalacak ve devam etmeyecekti. Nitekim öyle de oldu ve konu kapandı. Sesimiz az, sayımız az, platformlarımız az. Varsın bir postun altında da çatır çatır tartışılsın, kavga edilsin ve konu kapansın. Ne zaman ki aynı olaylar bir kısır döngüye girer ve kavga bir adet haline gelir, o zaman müdahale edilebilir, ancak 152465 post arasından 1 tanesinde bu gibi olayların yaşanmasında bir sakınca görmüyorum ben. Hatta işin doğasında bile olabilir.

4- Olayların çıkış noktası sayılan malum yazıyı ben de hatırlıyorum, ancak Berke gibi ben de yorumlara dikkat etmemiştim. Bu nedenle Adsız arkadaşın girdiği ilk yorumu, ben de birbirini tanıyan iki kişi arasında atışma maksatlı yapılan küçük bir şaka olarak algılamıştım. Bu davranışımın, hakareti meşrulaştırma olarak anlaşılmasına üzüldüm. Fakat işyerinde göz gezdirebildiğim kadarıyla, zaten taraflar hiçbir açıdan birbirlerinden aşağı kalmamışlar tartışma esnasında. Silinen yorumları tam hatırlayamadığım için hakaret konusunda bir şey diyemiyorum. Eğer bir hakaret vardıysa, bunu ilk başlatan başlatmasaymış daha iyi olurmuş.

5- İki yıl önce kendi yaşadığım tartışmada, olaya dışarıdan katılıp ortaya karışık yorum yapan insanları hiç samimi bulmamıştım. Şu anda bu yaptığım yorumun da fena halde ortalarda bir yerde kaldığını sezdim ve rahatsız oldum. Çünkü taraf olmak iyidir, tarafların tartışması daha da iyidir, tenis üzerine tartışılması da daha daha iyidir.

Beril dedi ki...

Zaten buradaki olay tenisi tartışmak değildi. Sorun tenisi alet ederek insanlara hakaret eden birinden kaynaklanıyordu. İsteyen istediğini sever, destekler, onu savunur ama bunu mantık çerçevesinde yapar, ben rakibi destekliyorum diye bana hakaret edemez. Aslında gerçekten üstünde konuşmak bile manasız, keşke hiç cevap vermeseydik baştan.

Ayrıca sizin yazınızla da hiç alakası yoktu, üzücü olan da o. Başka bir yerde başlayan sataşmalar buraya taşınmış oldu.

Dediğiniz gibi taraf olmak iyidir, tarafların tartışması daha da iyidir, tenis üzerine tartışılması da daha daha iyidir :)

kirpi dedi ki...

Tartışmayı hatırlıyorum. Kendi adıma en ufak bir hakarette bulunmadığımdan adım gibi eminim ki zaten bugüne dek buradaki adsız arkadaş dahil hakarette bulunduğum kimse olmadı zaten. Ayrıca o tartışmaya dahil olanların yarıdan çoğu (hatta ikisi hariç) Nadal taraftarı değildi, blog sahibi Djokovic taraftarı, muhalif yorumcuların ikisi net olarak Federer taraftarı, hatta "Sevmediğim adamı savunduruyorsun" diyenler bile vardı size :) (ilgili postları buldum, isterseniz linki de yollarım). Bir de orada edilen en ağır laf, bizim burada işittiğimiz en hafif lafa denk, üzülerek sözlüyorum bunu. Ne deliliğimiz kaldı, ne doğuştan özürlülüğümüz, ne tedavi bile edilmeye bile layık olmamamız.. O nedenle kendi durumunuzu buradaki durumla kıyaslamayın.

Açıkçası mahlasınız değişmemiş olsa hatırlar ve yukarıdaki posta malum arkadaşı kızdıracak yorumu dahi yazmazdım. Bir insanın körü körüne bir ismi destekleme, objektif olmama ve bir başkasını keyfince küçültme hakkı vardır. Hıncal Uluç'un "Federer adam değil" mealine getirmesi gibi aynen. Beğenmeyen kapatır televizyonu olur biter. Sabaha kadar sen inat ben inat tartışmanın anlamı yok. Bir yere varılmıyor çünkü. Ki sizin de orada yaptığınız temel hata buydu bence. Siz tenise objektif bakmayabilirsiniz (isteyerek veya istemeden) ama objektif bakan (muhalif grubun yarıdan çoğu) veya Nadal'a belli bir değer veren (2 kişi) bir kitlenin önünde defaatle onun oyununu taraflı (ki taraf tutmakta sakınca yok) bir biçimde yeren yorumlar yaparsanız, gelen cevaplardan da hoşnut olmamanız kuvvetle muhtemeldir. Bu gibi tartışmalar genelde işlerin inada binmesi sonucunda çıkar, usluba biraz dikkat edilmediğinde de iş çirkinleşir. Bu bir nevi bir Galatasaray tribününde "GS kadar boş bir takım görmedim" diyen Fenerbahçeli olmak gibi bir şey. Homurtuları illa ki duyarsınız.

Kendi adıma hiç bir zaman blogumda fanatizm yapmayı düşünmedim. Kan-ter-gözyaşı zaferlerini seven, zorluklardan dönenlere hayranlık duyan bir insan olmuşumdur. O nedenle sizin bahsettiğiniz tarihteki yorumlarda da görüldüğü üzere 2009 yılı sonunda ben hariç neredeyse herkes tarafından ipi çekilen Nadal'ın geri dönmekle kalmayıp Career Golden Slam sahibi tek faal tenisçi olmayı başarmasının yerini benim için hiç bir şey tutatmaz. Ama sırf bu yüzden kalkıp da diğer tenisçilerin hakkını vermemezlik etmem. Yukarıda da belirttiğim gibi yapılmaması gerektiğini düşündüğümden değil, tercih etmediğimden sadece. Yoksa ben de arkadaşlar arasında yaptığım sohbetlerde gayet taraflı olabilen bir insanım normal olarak :) Burada benim en sinir olduğum şey, blogda fanatizm yapmamama rağmen bu muameleyi görmek bir de üzerine hakaret işitmek.

Adsız arkadaş koyu bir Nadal fanı olsa üstteki postunuzun altına ne hakaretler yazardı kim bilir... Bizim en fazla "baharatlı" sayılabilecek postlarımıza bile dayanamadıktan sonra... Bir an bunu kafanızda canlandırsanız işin çoktan şakadan kakaya döndüğünü hissedersiniz.

MELİH dedi ki...

"Açıkçası mahlasınız değişmemiş olsa hatırlar ve yukarıdaki posta malum arkadaşı kızdıracak yorumu dahi yazmazdım." diyerek ne demek istediğini anlayamadım, biraz daha açar mısın? Ya da doğru anladığımdan emin olamadım diyelim, bilseydim tenezzül edip yorum bile yazmazdım gibi bir anlam çıkarttım sanki, emin olmak istedim.

O postları ben de hatırlıyorum, hatta tekrar okudum. Ben hakaret derken seni kastetmemiştim zaten, ancak okuduysan ki okudum diyorsun, kendi çapımda yaptığım tahminlere "boktan kehanetler" yaftasının yapıştırıldığını görmüşsündür. Bu mudur sizin işittiğiniz en hafif laf? Ayrıca hepsi Nadalcıydı demem hata olmuş evet, ama bahsettiğim linç kültürü aynen mevcut. Ben kendi derdimi de tam anlatamamışım zaten orada, konu dağılmış falan filan. Şimdi iki yıl önceki yorumları değerlendirmenin anlamı yok. Fakat fark ettiğim bir konu var; şu alemde Nadal'ın dokunulmazlığı kadar kimsenin dokunulmazlığı yok, net. Ortak bir bloga yapılan yorumu, GS tribünlerinde GS'ye laf sallamakla bir tutuyorsun. Ama haklısın, bahsettiğim dokunulmazlık mevzusu nedeniyle bu benzetmene katılıyorum. Nadal'ı eleştiren kişi her zaman deplasmanda olmaya mahkum buralarda.

Yine de yanlış anlaşılmasın, ben önceden böyle bir husumet olduğunu ve ilk girilen postların bu husumete dayandığını başlarda bilmiyordum. Hakaret olayını tasvip etmem mümkün değil, ancak ben oralara yetişemedim maalesef, sonrası da malum zaten.

Adsız dedi ki...

girmeyeyim,yorum yazmayayım diyorum ama kendimi tutamıyorum yine bak..neyse..öncelikle son yorumumdan sonra saçmalamanın hangi derecesine vurulduğunu kavramam için gerekli olan tüm yorumları okuma eylemini gerçekleştirmediğimi belirtmek isterim..bununla birlikte gözüme çarpan birkaç kısıma değinmek isterim:
1-çok sevgili berke bey hangi yorumlarımı silmeniz gerektiği hususunda kullandığınız kriterlere hayranım.şöyle ki,''Melih ben ona o yüzden deli muamelesi yaptıklarını hiç sanmam :D:D:D:D vardır bir bildikleri :D:D:D:D:D:D'' yorumum ve şu russell denen şahsın ''Altı üstü spor için birbirimizi kırmaya değer mi? :( Kendimi affettirmek için sana yemek ısmarlamak isterim. :)'' yorumu o yorumlar içerisindeki kelime olarak hakaret içermese de kinayeyle en fazla hakarete sahip olan yorumlar iken,gidip sadece içinde 'retardasyon,anomali' gibi onlara göre çok daha 'benign' kelimeler barındıran yorumlarımı silmişsiniz.aslında kelime seçiminiz de ilginç..yalnızca hastalık olan bu kelimeleri hakaretten sayıp rezil,ezik gibi kelimeleri hakaret bulmanız garibime gitti.bir de buna niye izin veriyorsun diye çıkış görünce silmişsiniz ya beyefendi,acaba çok merak ediyorum ben de ''bu yorumlar da hakarettir tez elden kaldırıla!!'' diye emir versem bunları da kaldırır mıydınız?siz insanların her dediğini yapan biri misinizdir?ilginç..ama başta da belirtmiştim istediğiniz gibi silebilirsiniz zaten,itirazım yok,çok da tın :p
2-en sevdiğim blog yazarı kirpicik yine gelmiş bakıyorum,halbuki benim bir daha gelmemem için nokta demişti kendisi.ben sözüme sadığımdır en son yorumumda son olsun demiştim ancak aynı zamanda da siz saçmaladıkça da cevap vereceğim demiştim.o özenip bezenip yazdığı uzuun yazıyı okumaya değer bulmadım ancak aradan bir cümle dikkatimi çekti(sonlara doğru olduğundan falan olsa gerek)Kendileri:'Burada benim en sinir olduğum şey, blogda fanatizm yapmamama rağmen bu muameleyi görmek bir de üzerine hakaret işitmek.' buyurmuşlar.peki sormak isterim madem ki blogunda fanatizm yapmadın,seni hiç tanımamama,ömrümde adını sanını dahi duymamama rağmen nasıl oluyor da sanin raFAIL kneedal taraftarını anlamamız için 2 posta bakmamız yeterli oluyor??bloguna son koyduğun resim şu boş resim(daha aranırsa fazlası mevcuttur efendim merak etmeyiniz):
http://truegrandslam.blogspot.com/2011/11/foto-arjantin-takmn-cokertme-calsmalar.html
ace rafa,rafa pariste yok,rafa nın futbolculuğu,rafa tatilde,rafanın teri,rafanın bilmemnesi.pıtırcık serisine döndürmüşsün blogunu be biz onu ilkokulda okuyorduk sen hala okursan bilmem..hala gidip blog kavramı bıdı bıdı diye başlarsan yine zaten artık ilaç falan kullandığından şüpheleneceğim hoş anomali tanımı daha önce koymuştum.ya da dur dur şimdi bıdı bıdı yine cevap yazarsın en iyisi sen sorumu hiç sormamış say.nokta. olur mu?
3-Melih bey sizin şu bloglar içinde neden yazı yazdığınızı algılayamıyorum.bu bloglar için fazla iyi kaçar yazılarınız.sizin de şu kirpiciği muhatap alıp da cevap yazdığınız uzun yazıları okumadım ancak bu cümle dikkatimi çekti:'Nadal'ı eleştiren kişi her zaman deplasmanda olmaya mahkum buralarda.'neden sorabilirmiyim??umarım Federer hayranı insanların şu kneedal fanlardan bin kat fazla oldunu biliyorsunuzdur.atp fan's favorite seçimlerinde 9 yıl üstüste gönüllerin 1.si olan kişinin adını da,5-6 platformda yenildi diye bir önceki yıl aynı oylamada 2. olup bu yıl djokovic in ardından 3. lüğe düşen şahsın adını da bence biliyorsunuzdur,bilmeniz gerekir..sırf bu adamların saçma bloglarına girip de bu laf salatalarını okumuyorlar diye umarım Fedex fanlarını yadırgamıyor ya da azınlıkta görmüyorsunuzdur.buraya bloga girip de benim yazmamın sebeplerinden biri de bu gibi adamların Federer fanları yok sanıp da istediği atı koşturmasına izin vermemektir.akıllı olusunlar herşeyden önemlisi de adam olsunlar.
Bu da gerçekten son yazım..daha ne saçmalarsa kirpici russelcik ve saz arkadaşları parmaklarımı yoramayacağım kendilerine.

Adsız dedi ki...

Malum adsiz arkadasa cidden inanamiyorum. Sen kalk mental retarde de insanlara (turkcesi zeka gerisi) sonra da yemek teklifiyle bir tut. Bir gunde federere 1000 oyu nasil verdigini forumlarda ballandirip anlatan insanlari gordukten sonra bu oylamada Nadal sonuncu olsa kac yazar kaldi ki inune gecen sporcular gibi bana oy atin da demedi. Federer emekli olana kadar da kazanir ztn bu odulu, fanbase' i cok organize. Dun bir derginin en etkileyici sporcular listesine nole'u aldiklari haberinin altini kirletiyorlardi atp' nin FB sayfasinda. Ayrica sunu da merak etmiyo degilim acaba bu blogda GOAT etiketli Federer fotografi yuzunden biz nicin blog sahibini hakaret yagmuruna tutmuyoruz ? Sizin tepki gostermeme nedeniniz bu fotograf olabilir mi :) Ya da 2 teniscinin fanboylugunu yapipta Nadal kazandiginda degerlendirme geregi duymayan bazi blog sahibi arkadaslara da ders vermeye kalkiyor musunuz ?

Berke B. dedi ki...

Adsız arkadaşım kimseyi mutlu etmek gibi bir misyonum yok ama blog benim istediğimi yaparım diyen biri de değilim. Eğer biri rahatsız olduğunu belirtiyorsa tabii ki sözünü dikkate alır ilgili yorumları silerim. Bunda garip bir şey yok. Ben iki kişi arasında geçen konuşmalarda satır aralarında acaba kim kime laf çaktı, hmm burda kinayeyle laf mı geçirmiş yoksa gibi bir araştırma yapmıyorum, o kadar işsiz değilim ;)

kirpi dedi ki...

@Melih

"Yorum yazmazdım" derken tabi ki tenezzül etmezdim demek istemedim. Yorumun devamında açıklamaya çalıştım, ama tam da olmamış demek ki. Söylemek istediğim 2 zıt görüşü savunan ve geri adım atmaya niyeti olmayan insanların tartışmasının bence anlamsız olması. Sadece gereksiz gerilim oluyor çünkü. Bu nokta da ben de geri adım atmaya kolay yanaşmayan biri olduğumu kabul ediyorum tabi, yani bu durumun sadece sizden kaynaklandığını da iddia ediyor değilim. Bir başka deyişle, sizin kafanızda Nadal hakkında oluşan ve kemikleşmiş bir değerlendirme varsa, karşı çıkmam yersiz. Bu tabi düşüncenizin değersiz olması anlamına gelmez, saygı duymadığım anlamına da gelmez. Katılmadığım ve sizin de fikrinizi değiştiremeyeceğime göre tartışmamın pek anlamlı olmadığı anlamına gelir. Gerçi az veya çok olumlu yönlerinin de olduğunu düşünüyorum şu an ama sizin kontrolünüzde olmayan çok daha olumsuz yanları da oldu malesef.

Nadal'ın dokunulmazlığı olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Ama Nadalcı olmayıp yine de Nadal'ı seven, koruyan insan sayısı çoktur, tartışma da bunun örneği. Tam anlamıyla GS tribünü değil ortam ama tenisi yakından izleyenler bu adamı sevmeseler de saygı gösterirler genelde. Bir de tartışmanın başlama noktasında 2006 yılından beri dile getirilen "sadece topu karşıya atan adam" genellemesinin de payı olmuş olabilir. Tenise yeterince vakit ayıran insanlar arasında "bu lafı bir kez daha duyarsam..." hissiyatı çoktan oluşmuştu tabi o tarihte. BArdağı taşıran damla etkisi yaratmış olabilirsiniz, sizin elinizde olan bir şey değil tabi ki. Nadal'ın dokulunmaz olduğunu düşünmeniz, hakkında en acımasızca yazılıp çizilen tenisçi olmasından da kaynaklanabilir ayrıca. Bir noktadan sonra insan "el insaf" diyor. Mesela spor tarihindeki en kötü yazılardan biri olan "Nadal'ın Ayıbı" başlıklı yazının benzerinin maçlardan çekilen diğer oyuncular için yazıldığına şahit olamazsınız. Bu tarz yazıların yazılmasının nedenini de Nadal'dan fazla olumsuz sansasyon malzemesi çıkmamasına bağlıyorum ben. Hal böyle olunca özellikle basında bir pireyi deve yapma eğilimi oluyor ve doğal olarak aklı başında Federer taraftarlarının da içinde yer aldığı aklı selim insan grubu isyan ediyor. Bir başka naif isim olan Ferrer ile ilgili de "Bebeğe top attı" haberleri yapıldı. Sonuçta basın da hep aynı insanların taşkınlıklarını yazmaktan sıkılıyor demek ki :) Oyunu ve formu ile ilgili de abartılar çok oluyor. Mesela siz de Nadal'ın bu sene yokları oynadığını söylerken fazla dikkat etmediğinizi söylemişsiniz. Bu tip dikkatsiz abartmalar da çok olur mesela Nadal ile ilgili. O nedenle sıkça Nadal lehine karşı görüş belirten insan görmeniz normal bence.

"Boktan kehanet" lafı tabi ki kınanacak bir laf. Tahminleriniz benim de hiç katılmadığım tahminlerdi ama bu tahminlerin tutmayacağına inanmak o zaman için delilikti. Kötü demezdim o yüzden (tabi kullanacağım en ağır tabir "kötü" olurdu zaten). Hem adı üstünde tahmin bu, illa tutacak diye bir şey yok.
Yine yorum yapmış olan malum adsız arkadaşın stili hakkında şimdi biraz fikir sahibi olmuşsunuzdur. Keşke benim de tahminlerime laf edilseydi. Kendisi destekçi olmak ve sempati duymak ile fanatik olmak arasındaki farkı bile bilmiyor ne yazık ki. Nadal haberleri yapıyorum, çünkü hem bol malzeme veriyor, hem de seviyorum. Ama kalkıp da "Federer kim yeaaa Nadal varken, hiç de sevmem ıyy.. Ölecek olsa bir damla su vermem" gibi akla mantığa aykırı şeyler yazdığımı da hatırlamıyorum. Gerçi düşünmediğim şeyi niye yazayım, bir de o var. Kendim de fanatik değilim yani. Yine de anomali tanısı konmuş bana gördüğünüz gibi. Anomali kavramı da kişiden kişiye değişir tabi, o nedenle bana bu tanının konması benim için iyi bile olabilir aslında :)